
sen söyle bari gözleri yeşilden emanet çocuk
sel olsak aksak cana
kurutmaz mı bizi bu kerbela güneşi?..
bak sokaklarım çıkmaz olmuş kendi kentimde
tabelasız bütün bulvarlar,evlerin ışıkları sönmüş
yüzümde bir kaybolmayan varoluş hali
yüzümde bir mum alevi
yüzüme yüzler uydurdum yüzdüğüm hüzünlerde
desen ki ne kadar
desen ki sokağın tavanı kadar
desem ki nerde eylül nerde o papatyalar
içimde bir dur bilmeyen savruluş hali
içimde bir keder rengi
içime içler uydurdum içtiğim içkilerde
bak sokaklarım
bak çıkmaz
bak bana ,bak sana ,bak bize neler olmuş
bak herkes kentine tükürür olmuş
her mezar yolcuya hane olmuş...
kadim deliliğimin ahulu buğusunda
kentimin dolmuşlarında unuttum kendimi
ah o söğüt ağacı
ah bu hamaksızlığım siesta bilmeyen ölme vakitlerimde
eylül olacaktı gelişimin adı oysa
martılara atacaktık simitlerimizi
hani yaşıyoruz çok şükür der gibi
hani vira bismillah saros'a süzülür gibi
hani istiklal'den tünel'e dökülür gibi..
(Orjinal halidir.. yazı Hakan Kalyoncu' ya aittir. Başkaları tarafından kopyalanmış ve sahiplenilmiştir. 2007 yılından bu yana yazdıklarını hep birileri kendi üzerine geçirmiş gibi yazmaktadır.. Bu yazısı da benim bir yazıma karşılık cevaben yazılmıştır.. )




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder