rss
twitter

22 Nisan 2009 Çarşamba

La Pérle de L'Ionié

Günaydın sana, göç eden adımlarımın sebebi olan kadın günaydın. Kuş sesleriyle bahçemdeki gülleri nasılda uyandırdın.
Ben hariç herşeyi...
Her sabah gün aydığında beni kanter içinde yatağımdan duvara fırlattın. Bana hep sitemkâr, küfürdar bazende hüzünkâr yaklaştın. Hepsine inandım.

Ey! Göçlerime cehhennem sıcağı saheller bırakan kadın... Gözlerinde Euribia' nın ışığı varken beni neden ellerinle ateşe attın! Yüreğinde közlenmiş nefretin tecessümü... Nasılda kıs kıs gülüyor içindeki Hesiodos.
Aiolia'dan Kyme' ye göç eden o değildi bendim! Öldürdün.. Toprağı kırmızılaşmamış bahçelerimde açılmamış bir güldün. Nerede öldüğüm belirsiz. Teogoni! Tanrılar benden sonra doğdu.

Hay! Ayalarımın kaşıntısında gezinen uyuşuk kadın... Ne atar ne kılcal! Damar bırakmadığın bedenimde nasıl da kaldın? Sövmelimiyim sana?
Arkandan tükürmelimiyim? İhanetine aldanıp öldürmelimiyim kendimi?
vayy be!

Ulan "la Pérle de l'Ionié" olsan ne yazar... Sözüm içime, kalemim elime batar! bu hicret yolculuğu seninle benim aramda kalan cehhennem kuyusunda son bulur..!

Yan...
Yan.....
Yaaann....

Sen şimdi derdine, sen simdi batırdığın güneşlere, kardığın ay'lara yan!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder