...dediler
buranın adına...
-Nasıl olur? /demeye kalmadan..
Kılcalından atarına uzanan
yarım dakikalık damar yolunun
En kestirme hali
Pane e Galeti.
Freud olsa yediremezdi bunu bana.
Bu bana bilincimin vurgunu
Adını bile koyamadığım şehrin oyunu..
Belki ordan.....
...........belki burdan..
Bulurdum nasıl olsa yolumu!!!
Nereye sapsam hep bir çıkmaz sokak!
Ellerini kelepçeleyip
Dilini sürgüleyip
Yüreğini zincirleyip
Göz altlarında tuttukları
Musibet yerin adı
.................Pane e Galeti......
Cadde-i Kebir' de olmak vardı şimdi
Kalabalığın içinden taarruza geçmek vardı..
Durup iki dakka soluklanmak vardı..
Agop dayının yanında hatunlara dalmak vardı..
Ama olmadı...
...olmadı!
Ne yöne baksam,
ya umutsuzluk,
................ya mutsuzluk!
hüzün çöker omuzlarıma..
"yaşamıyorsun aslında bir ölüsün
gerçekleri gördüğünü sanan körsün
hiç uyanmayacak olman ne kötü
sen Yezidiler ateşinde yanan közsün!
Gözümün önünde Haditha!
Avuçlarımda Titiaca..
Yerle bir ederim ben bu şehri..
Anam avradım olsun siler geçerim!!!
Güneş birden çekilir
Borçludur çünkü geceye
Hüküm yağmura verilir
ve Pangaltı dillenir!
/ -DEVİREMEZSİN!!!- /
Sen bu şehri titretemezsin....
.....
Bir depremlik koca bir şehir işte...
Altıüstü bir nefeslik...!
Önüne şimşekler serpilir
Mahkumdur artık ölmeye
İki büklüm serhâda çevrilir..
Bu şehir işte böyle devrilir...




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder